Persona nedir?
İyi filmleri düşünün. Bir film gerçekten iyiyse, karakterlerin davranışları kendi evreninde tutarlıdır. Daha sahne gelmeden karakterin ne yapacağını hissederiz; “o bunu asla yapmaz” deriz, çünkü onu tanıyoruz.
Persona tasarım sürecinde aynı ilişkiyi kurar: karakteri iyi kurarsanız “bu ekranda ne yapar, nerede vazgeçer?” sorusuna sezgiyle cevap verebilirsiniz.
Neden ihtiyacımız var?
Çünkü çoğu zaman tanımadığımız insanlar için tasarlarız. Onlar çevremizde değil; bizim gibi düşünmüyor, bizim kelimelerimizle konuşmuyorlar. En büyük tuzak, farkında olmadan kendimize göre tasarlamaktır. Herkesin bizim gibi düşündüğünü sanma eğiliminin psikolojide adı bile vardır: yanlış fikir birliği etkisi.
Persona bu tuzağın panzehiridir: o insanı tanımanın ve onun gibi düşünmeye başlamanın, yani empatinin aracıdır.
Segment ve persona
İkisi sık karıştırılır; oysa aynı yolun iki durağıdır. Segmentasyon kalabalığa bakar: insanları davranış ve ihtiyaç benzerliğine göre gruplar. Persona o gruplardan birine yüz kazandırır.
| Satır | Segment | Persona |
|---|---|---|
| Bakış | Kalabalık, bir grup | Tek bir insan |
| Dil | Nicel: yüzdeler, örüntüler | Nitel: hikâye, bağlam, duygu |
| Soru | Kim ve kaç kişi? | Nasıl düşünür, neden öyle davranır? |
| İş | Pazarı haritalar | Tasarıma yön verir |
Sıralama önemlidir: önce davranışa dayalı segmentler çıkarılır, sonra en kritik segment tek bir insana damıtılır. İstatistik empati doğurmaz; insan doğurur.
Persona masadayken
Neden tek persona?
Herkes için tasarlayan, kimse için tasarlamamıştır. Birden çok aday persona çıkarın; ekipçe tartışıp problemi en keskin yaşayanı seçin. Tek karaktere odaklanmak kararları keskinleştirir; diğer personalar kaybolmaz, test aşamasında geri dönerler.
Kullanıcınızı bir film karakteri kadar iyi tanıdığınızda, tasarımın bir sonraki sahnesini o yazar.